Tales & Co.COACHING
N 41.0082° · E 28.9784° · Istanbul
← Perspektif
Saha Notları

Ekibine Güvenemeyen Yönetici

Güvenmemek bir gözlem gibi konuşulur. Çoğu zaman ise ekip hakkında değil, yöneticinin kendi geçmişiyle kurduğu haksız bir kıyas hakkındadır.

6 dk okumaEylül 2026

Güvenmemek bir gözlem gibi konuşulur, oysa çoğu zaman hiç sınanmamış bir karardır

"Ekibime güvenemiyorum" cümlesi odaya neredeyse hep bir gözlem gibi girer — hava raporunu okur gibi, dışarıdan gelen bir gerçeği aktarır gibi. Söyleyen yönetici bunu bir yargı olarak değil, bir tespit olarak sunar: ekip henüz o seviyede değildir, iş ona bırakılamaz, kontrol elden çıkarsa hata gelir. Cümle bu haliyle tartışmaya kapalıdır, çünkü tartışmaya açık bir iddia gibi değil, zaten doğrulanmış bir sonuç gibi konuşulur. Odadaki herkes de genellikle cümleyi bu şekilde kabul eder, çünkü yöneticinin kaygısı gerçektir ve kaygının gerçekliği, dayandığı gerekçenin de gerçek olduğu izlenimini verir; oysa iki şey aynı anda doğru olabilir: kaygı gerçek, gerekçe ise hâlâ sınanmamış.

Ama aynı cümle, ekibin geçmiş bir yılda gerçekten kaç kez hata yaptığı sorulduğunda çoğu zaman boşa düşer. Yönetici somut bir örnek bulmakta zorlanır, ya da bulduğu örnek yıllar önce, farklı bir ekip üyesiyle, bir daha tekrarlanmamış bir olaydır; bazen örnek kendi ekibinden bile değil, önceki bir işten taşınmış bir anıdır. Güvensizlik bir kayıt üzerine değil, bir izlenim üzerine kuruludur, ve izlenim bir kez oturduktan sonra kendini yeniden sınamaz — yeni bir kanıt aramaz, çünkü zaten karar verilmiştir. Sorulduğunda bile yönetici genelde örneği değil, örneğin bıraktığı hissi anlatır.

Elini işten çekmeyen yöneticiden farklı bir tablo Bu, her işi kendim yapıyorum diyen yöneticiden farklı bir meseledir. Orada iş hiç ayrılmaz, çünkü yönetici işi bırakmayı bir kayıp gibi hisseder. Burada iş genelde ayrılır: göreve isim yazılır, bir tarih belirlenir, hatta bir süreliğine gerçekten bırakılmış da görünür. Ama isim yazılmadan önce zaten bir hüküm verilmiştir: bu iş iyi çıkmayacak. Görev dışarıdadır; yargı içeridedir ve görevle birlikte hareket etmez, çünkü zaten göreve değil, göreve kimin baktığına bağlıdır. İki tablo dışarıdan aynı görünür: iş nominal olarak birine aittir; ama biri gerçek bir devir, diğeri bir kâğıt üzerinde devirdir.

Ölçü ekipte değil, yöneticinin kendi geçmişinde saklıdır

Güvensizliğin dayandığı ölçü sorulduğunda, ölçü neredeyse hiç ekip üyesinin bugünkü haliyle karşılaştırılmaz. Karşılaştırma, yöneticinin kendi en iyi gününe yapılır: o işi yıllarca yapmış, hatalarını çoktan ödemiş, artık neredeyse hiç yanılmayan bir versiyonuna. Bu versiyon yöneticinin hafızasında öyle net durur ki, gerçek bir kıyas noktası gibi hissettirir; oysa hiçbir ekip üyesi, hiçbir yönetici, ilk yılında o versiyona benzemez, ve yönetici kendi ilk yılını da genelde bu kadar net hatırlamaz.

Üç yerde adil olmayan bir kıyas - Ekip üyesi işi ilk kez yapıyordur; yönetici kendi ilk denemesini değil, en son denemesini hatırlar. - Ekip üyesinin hatası görünürdür, çünkü yeni denenen bir şeydir; yöneticinin geçmiş hataları çoktan unutulmuş, düzeltilmiş, tarihe karışmıştır. - Ekip üyesi aynı destekten yoksun değerlendirilir; yönetici o yıllarda kimin gözetiminde çalıştığını, kaç kez birinin arkasını topladığını çoktan unutmuştur.

Güvenmemek burada ekip hakkında bir bilgi değil, yöneticinin kendi hafızasındaki bir çarpıtmadır. Bugünün acemisini dünün ustasıyla karşılaştıran bir ölçü, her zaman aynı sonuca varır, ve bu sonuç ekip değiştikçe de değişmez, çünkü ölçünün kendisi hiç değişmemiştir; farklı bir ekip üyesi gelse, aynı yargı onun için de hazır beklemektedir.

Ölçü değiştiğinde hüküm de değişir Aynı ekip üyesi, yöneticinin kendi ilk yılındaki performansıyla karşılaştırıldığında genelde daha iyi çıkar, çünkü elindeki araçlar, geri bildirim ve örnekler o zamankinden fazladır. Ölçü değişince hüküm de değişir; bu da güvensizliğin ekip hakkında değil, seçilen kıyas noktası hakkında olduğunu gösterir. Bu kıyası bir kez yüksek sesle yapmak bile, çoğu yöneticinin ölçüsünü fark etmesi için yeterlidir, çünkü kıyas söylendiği an ne kadar adaletsiz olduğu kendiliğinden görünür hale gelir.

Fark, hatanın büyüklüğünde değil, hatadan sonra ne olduğunda görünür

Güvenmemenin gerçekten yetkinlik hakkında mı, yoksa kontrol hakkında mı olduğunu ayırt etmenin bir yolu var: hata geldiğinde ne olduğuna bakmak. Yetkinlik endişesi hatadan sonra öğretir: ne yanlış gitti, bir dahaki sefere ne değişir konuşulur, ve iş yine bırakılır. Kontrol endişesi hatadan sonra geri alır — iş sessizce yöneticinin masasına döner, bir daha da hiç ayrılmaz, ve bu geri alış çoğu zaman hiç açıklanmaz; sadece bir dahaki sefer o görev başka bir isimle anılmaya başlar.

Birincisi bir yetkinlik değerlendirmesidir ve zamanla değişebilir; ikincisi bir güvence arayışıdır ve hiçbir performans onu tatmin etmez, çünkü aranan şey ekibin daha iyi olması değil, yöneticinin daha az kaygılanmasıdır. İkinci tabloda ekip ne kadar iyi performans gösterirse göstersin, yöneticinin kaygısı azalmaz, çünkü kaygının kaynağı zaten ekibin performansı değildi; kaynak yöneticinin kendi tahammül sınırıydı.

Testin kendisi basittir Bir sonraki hatayı kimin düzelttiğine bakmak yeterlidir. Ekip düzeltiyorsa ve yönetici yalnızca sonucu konuşuyorsa, mesele gerçekten yetkinliktir ve zamanla kendi kendine kapanır. Yönetici düzeltiyorsa ve ekip bir daha o türde bir görev almıyorsa, mesele kontroldür ve kendi kendini besler; her tekrarında biraz daha derinleşir, çünkü ekip artık teklif etmeyi bile bırakmıştır ve bu sessizlik de yöneticiye ekibin gerçekten yetersiz olduğunu bir kez daha kanıtlıyormuş gibi görünür.

Yetkinlik endişesi hatadan sonra öğretir; kontrol endişesi hatadan sonra geri alır.

Güvenmemenin bedeli ekipte değil, yöneticinin kendi kapasitesinde birikir

Güvenmeyen yönetici, riski azalttığını düşünür; oysa azalttığı şey ekibin risk alma alanı, artırdığı şey kendi iş yüküdür. Her geri alınan görev, yöneticinin masasında kalıcı bir kalem haline gelir, ve zamanla masada biriken kalemler, yöneticinin asıl işine ayırdığı zamanı yer. Bir yıl sonra bu yönetici, kendi seviyesinde beklenen işi değil, iki seviye altındaki işi yapan biri haline gelmiştir, ve genelde bunun nasıl olduğunu tam olarak açıklayamaz; her adımı ayrı ayrı mantıklı görünmüştür.

Bedel iki yönde birden birikir: yönetici gitgide daha fazla operasyonel işe gömülürken, ekip gitgide daha az girişim gösterir. Çünkü inisiyatif gösterip geri alınmak, hiç göstermemekten daha maliyetlidir; birkaç tekrardan sonra ekip öğrenir, teklif etmek yerine beklemek daha güvenlidir, ve bu öğrenilmiş sessizlik ekibin karakteri değil, döngünün bıraktığı izdir.

Kendi kendini doğrulayan bir döngü Bu döngü, güvensizliği doğruluyormuş gibi görünür, çünkü ekip gerçekten daha az girişim gösterir hale gelir. Ama bu, ekibin yetersizliğinin kanıtı değil, döngünün kendisinin sonucudur; aynı ekip, görev geri alınmadan bırakıldığında genelde farklı davranır, ve bu farkı görmek için genelde tek bir denemenin sonuna kadar gitmek yeterlidir — geri almadan bırakılan ilk görev, önceki tüm görevlerden daha fazlasını söyler.

Sahadan

Odaya "ekibime güvenemiyorum" cümlesiyle gelen bir yöneticiyle ilk yapılan şey, cümleyi sorgulamak değildir. Cümlenin dayandığı örneği istemektir: son ne zaman, hangi görevde, ne oldu. Çoğu zaman örnek ya çok eskidir ya da tek bir olaydır, ve o tek olay yıllardır her karara gerekçe olarak taşınmaktadır; bazen örnek o kadar eskidir ki, o günkü ekip üyesi artık şirkette bile değildir ve buna rağmen ölçü hâlâ geçerliymiş gibi kullanılmaktadır.

Bu odanın işi teselli etmek değil, ölçüyü yeniden yazmaktır. Bugünün ekibini dünün ustasıyla değil, dünün acemisiyle karşılaştırmak, ve hatadan sonra elin nereye gittiğine bakmak — bu iki adım, çoğu zaman güvensizliğin nereden geldiğini birkaç oturumda görünür kılar, ve görünür olan bir şey artık tartışmaya kapalı bir gözlem olarak kalamaz.

Güvenin gerçekten yetkinlikle mi yoksa kontrolle mi ilgili olduğunu ayırt etmek, ilk görüşmede genellikle tek bir soruyla başlar: en son bırakılan görev nasıl bitti, ve bitince elin nereye gittiği.

Ekibine güvenemediğini söyleyen ama örneği eskiden olan yönetici için

Güvenmemenin yetkinlikle mi yoksa kontrolle mi ilgili olduğuna birlikte bakalım.

İlk görüşme, en son bırakılan görevin nasıl bittiğini sormakla başlar.

Görüşme talep et
TALES & CO.   /   ENTERING
Click to enter
2026 · Vol I